27 Ocak 2017 Cuma

Ot gelip, saman gitmek...

Bu dünyaya sadece yiyip içip, giyinip kuşanıp, gezip tozmak; alışveriş yapmak, yatıp kalkmak; üretmeden, fark yaratmadan sadece tüketmek için geldiğini zanneden, hatta bırak öyle zannetmeyi, sığlıklarından mütevellit, kuvvetle muhtemel üzerinde bir kez bile düşünmemiş olangillere dokandırayım diyorum bugün. Hoş, açıp da tek kelime bir şey okumaktan aciz insanlar üzerine iki satır bile yazmaya değer mi, neye hizmet eder, nerede, kimin hayatına dokunur da fark yaratır yazdıkların, tartışılır ya. Kuvvetle muhtemel hiçbir işe yaramaz, sadece içini döktüğünle kalırsın. Eh, o da bir şey gerçi. Acık şişin iner hiç değilse…

Mimikli de ne güzel hep kakara makara yapıp dururken nereden geldi yahu böylesi bir konuya diyosunuzdur şimdi… Aslında her zaman etrafımda böylelerinin olması hasebiyle hep konunun kenarında kıyısındayım yıllardır da, şu anki kadar dolmadıysam demek bugüne kaa. Son günlerde