12 Ekim 2014 Pazar

Fotoğrafın Mutlu mu?!




Fotoğraflar dürüst mirim, yalan söyleyemiyo, mış gibi yapamıyo. Gerçekte ne yaşıyosak, fotoğraflarda hissediliyo. O fotoğraf makineleri sadece görüntüyü çekmiyo, duyguları da çekiyo sanki. İstediğimiz kadar mış gibi yapalım, nafile! Hisler fotoğraflarda kabak gibi görünüyo. O an gerçekten mutluysak, titreşimimiz, enerjimiz o boyuttaysa, pişmiş
kelle gibi sırıtmasak, öylece dursak bile okunuyo o güzel his. Ya da tam tersi, güzel, manzaralı, görülesi, hava atılası bi ortamdayız, ama bi sebeple mutsuz, hoşnutsuzsak ortamdan veya yanımızdakilerden, ağzımız kulaklarımıza fiyonk dahi olsa, o düşük, mutsuz enerji fotoğraftan konuşuyo işte kendi diliyle.

Hele ilişkilerdeki ahenk, bağlılık, sevgi, saygı... Ya da isteksizlik, uyumsuzluk, sevgisizlik, zorakilik, laf olsunluk, napalım işte, böyle gelmiş böyle giderlik... Ya da sadece yorgunluk, bitkinlik halleri bile... Biz naparsak yapalım, fotoğraf kareleri her zaman gerçek hikayeyi fısıldıyo işte hadsizce... Sen istediğin kadar sırıt poz verirken, gerçekte mutsuzsa yüreğin, o sırıtışın yansıttığı duygu, 'dam üstünde saksağan'dan öteye geçemiyo. Ya da istediğin kadar sarıl yanındakine, bi de üstüne sırıt hatta, gönlün ruhun istemiyosa yanındakini, at dötünde kelebek görüntüsenden öte geçemiyo o kare işte...

Diyeceğim o ki, tam da yaşadığın duyguyu yansıtıyo fotoğraflar. Sen bi tarafını da yırtsan, 'Mış Gibiciler' Oscar Ödülü'nü de alsan, içindeki duygudan bi tık öteye geçiremiyosun fotoğrafları. Neysen, ne yaşıyosan, fotoğrafların da ondan ibaret oluyo.

Ha bu gerçekliği herkes görebiliyo mu, arkadaki duyguları yakalayabiliyo mu, bilemiyorum. Belki de okuyamıyodur, kim bilir? Zira öyle olaydı, sırf instagrama neye konmak için çekilmiş olduğu besbelli, 'bakın ne de mutluyum, nekkaa da eğleniyorum, ne de çok seviliyorum'un ispatı misali, yapmacık duruşlar ve sırıtışlardan ibaret fotoğrafların altına vıç vıç, sevgi pıtırcığı sözleri yazılmaz, on yüz bin kez beğenilmezdi zannımca... Ya da ne bileyim, tek taraflı bir sevgi üzerine kurulmuş ve bilumum sebeplerden bi türlü bitirilemeyen sevgisiz bir evliliğin, dıpdızlak ortada olan ve aslında herkes tarafından da bilinen mutsuzluğunu kabak gibi yansıtan fotoğrafının altına, sırf yan yana oturuyolar, hatun da arkadan adamın yanına ilişip, sırıtıvermiş diye, "Mutluluğunuz daim olsun canım..." yazanlar olmazdı herhalde.

Demek ki fotoğrafların dili de, yabancı dil gibi, sadece o lisanı okumayı, anlamayı bilene...

Not: Sözüm, bazı özel anları yakalamak, ölümsüzleştirmek, arada dönüp hatırlayabilmek için çekilmiş ve sanal veya gerçek ortamda sevdiklerle paylaşılmış, 'gerçek ve samimi' fotoğraflar meclisinden dışarıdır! Onlar candır, enn bi sevdiğimdir... ;)

*******************************
Not: Paylaşımları lütfen copy/paste ile değil, alttaki butonları kullanarak yapalım. :) 
Blogtaki yazıların tüm hakları Mimikli Böcek yazarına aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılması, kopyalanması veya yayınlanması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU'na göre yasaktır!

14 yorum:

  1. ah ah evet yaaaa herşeyin suyu çıktı yaaaa :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deeptone her yorumuna gülüyorum, yimin ederim. :D

      Sil
  2. "Çekiyorum gülümseyin" kalıbına da uyuz olurum. Deklanşörden sonra yine düşecekse suratlar ne manası var, gülümsemenin. En iyisi doğal yakalanmak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğal yakalandığımız fotoğrafların ışıltısı da bambaşka oluyo zaten. Keşke etrafta birilerimiz olsa da böyle hep doğal yakalayıp dursa. ;)

      Sil
    2. Ya ama siz benim doğal yakalanan fotoğrafları bi görseniz. Vakti zamanında yahu ben nasıl bu neşeli halimle müfettişlik yapabildim diyordum, dijital makinalarla anladım anacım, acayip asabi bir doğal halim var, inanmazsınız. Aman ben gülümseyiiin modun dışında fotoğraf çektirmem abi:-) Yoksa suratsın ve yaşlı çıkıyorum ki hangisi daha kötü bilemedim şimdi:-)

      Sil
    3. :) Şimdi merak ettik ama o doğal yakalanan hallerini?! Müfettişlik yaptıysan, iş gereği yüzüne oturttuğun bi asabilik ve yaşlılıktır o bence. ;) Ki gerçekle uzaktan yakından alakası yoktur bundan sebep...

      Sil
  3. İşte bu nedenle Facebook sayfamdaki fotoğraf sayım bir elin parmaklarını geçmez :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Az ya da çok, içten, samimi, gerçek fotoğraf olsun, canımı yesin... ;)

      Sil
  4. Sende herşeyi sorgulayan , gözlemleyen bir insansın. Alt yazıları okuyabiliyorsun. Sadece fotoğraflar da değil bence gerçek hayatta da tavırlar herseyi anlatıyor aslında. Ama fotoğraflar iyi tespit:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısın, gerçek hayatta da herşey apacık görünüyo çoğu zaman, ama yine mış gibiler devreye giriyo tabi her zaman. ;) Sevgiler...

      Sil
  5. Yakalandım o zaman, geçen sene fotoğrafçı beni güldürmek için yalvaracaktı nerdeyse, gülmeden çekince ne oluyorsa sanki. O günkü fotoğraflara baktıkça fotoğraftaki halimin o kareden çıkıp boğazıma yapışacağını düşünmeye başlıyorum :)) psikoloji beni her zaman etkilemiştir, insanlar hangi yüz ifadesinde olursa olsun sadece gözlerine baktığında sende hangi duyguyu uyandırıyorsa ruh hali odur..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Süper yorum! Teşekkür ederim, güldüm bi güzel. Fotoğraftaki halinin çıkıp boğazına yapışmasınaysa bayıldım.
      Gözler yalan söylemez neticede, tam üstüne bastın... :)

      Sil
  6. Bi' ekrana bakıp poz verince, insan en doğal haliyle poz veremiyor sanki zaten, ben öyle hissediyorum.
    Ansızın çekilen fotoğraflar ne güzeldir, ne samimidir (abuk bir durumla pozlanan fotoğrafları kastetmiyorum tabi.;)
    Doğallık şart!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle tabi ekrana bakınca. Ama doğal fotoğrafını çekecek kimselerin yoksa, öyle oluyo mecburen. De naparsak yapalım, gözler duyguları veriyo işte iyiyse de kötüyse de... :)

      Sil

Eee, yorum yok mu? Hiç mi yok?! :(