2 Ağustos 2015 Pazar

Bir güzel şehir, Eskişehir...



Porsuk Çayı

2 ay oldu gideli göreli, hala yazıcam, hala yayınlıycam. Üstüme yük oldu yazmaya yazmaya mibarek. Ne kadar salladım yahu?! Zaten son zamanlarda her ne hikmetse her bi şeyi bi sallama, boşverme hali çöktü ki üzerime fena mı fena. Tam bi tembel tenekeye döndüm abartısız. Totomdaki pirelerin hepsi uyku moduna geçti sanki. Hayır, nedir bu haleti ruhiye, nicedir bi anlasam, çözecem Allah'ın izniylen. De, anlayamamanın, bilememenin ve buna bağlı içime çöreklenmiş rehavetin sürüklediği boşlukta debelenmekteyim hanidir. Memleketin halinden ve bundan mütevellit düştüğüm dipsiz umutsuzluk çukurundan mıdııır, çöl sıcaklarından mıı, yoksam hayatımızdaki bazı değişikliklerden mi bilemedim. Her neyse sebebi, artık silkelenmek, hareketlenmek, kendime gelmek niyetindeyim ama çok gönülden. Valla bak, çok da iyi niyetliyim hemi bu konuda... :P

O zaman iyi niyetli bi silkelenme hamlesi olaraktan Eskişehir'i gezintiye başlayalım madem gecikmeli de olsa:

Hindi efenim bizim oğlanın doğum günlerini böyle partili martili, bol çocuklu, hediyeleri
açma krizli, ağlamalı, bağırmalı olarak hiç kutlamayız biz. Onun yerine ailenin kadrolu gezi organizatörü olaraktan bendeniz, her yıl başka bi gezi organize ederim ve ailecek güzel anılar biriktiririz doğum günü bahanesiyle. İşte bu sene de son yıllarda ailecek hep gitmek isteyip, ertelediğimiz Eskişehir'e gidelim dedik. İyi ki de demişiz, netekim çok güzel, keyifli bir hafta sonu geçirdik güzelim Eskişehir'de.

Kentpark
Cumartesi sabah erkenden, kahvaltımızı bile etmeden yola çıktık Bursa'dan. Tabi bendeniz her gezimizden önce olduğu gibi gidilecek yerleri nokta atışı olarak belirlemiştim önceden ve buna göre ilk durak, hani şu yapay kumsalın da olduğu Kentpark idü. Oradaki göl kıyısında kahvaltının çok güzel olduğunu okumuştum ve guruldayan midelerimizle doğruca oraya yollandık bittabi. Fotoğrafta arkamızda görünen yer o kafe. Şimdi ismini hatırlayamadım. (2 ay oyalanır, yazmazsan, unutursun tabi... :/) Ama zaten Kentpark'a girdiğinizde, yapay kumsala gelmeden göreceksiniz hemen suyun kenarında. Kahvaltısı gerçekten de güzelmiş bu arada. Hemi de dibinizde yüzen balıkların eşliğinde. ;) Yalnız tek önerim, serpme değil, kahvaltı tabağı seçmeniz. Zira çeşit bol ve zengin, birçoğu ziyan oluyor malesef. Zaten elimden gelse şu serpme kahvaltı geleneğini toptan yasaklarım ya, neyse, başka bi yazının konusu olur kendileri.

Havacılık Müzesi
Kahvaltıdan sonra bizim oğlanın en büyük merakı uçaklar olması sebebiyle doğruca Havacılık müzesine gittik tabi ki. Yoksa tüm gün sayıklar dururdu, ne zaman gidicez diye. :) Beklediğim kadar çok uçak yoktu işin gerçeği. Ama yine de güzeldi. Biraz daha ağaçlandırmaya önem verilseydi, dadından yenmezdi o ayrı. Nitekim hava çok sıcaktı ve uçakları güneşin altında gezmek zorunda kaldık. Sonuçta bizim oğlan uçaklarla mutlu mesut halvetteyken biz de bir güzel ağaç bulduk mu anacııım, okkaaa güzeldi ki, benim için Havacılık Müzesi eşittir o ağaçtır bundan kelli. Ağacın koynuna daldık ve bir süre çıkamadık. Selfie melfie ayağına keyfine vardık bu güzel hediyenin ve misafirperverliğin.


Masal Şatosu- Sazova Park
Bir sonraki durak Sazova Parkı'ydı. Özellikle Masal Şatosu ve Korsan Gemisi çok hoşuma gitmişti nette araştırırken. Gerçekten de güzeldi. Uzay Evi ve Bilim Merkezi biraz kalabalıktı, o yüzden giremedik. Aslında buraya gitmek istiyorsanız, bence sabah erken gitmekte fayda var, hem huzurla gezinebilmek, hem de bilet bulabilmek açısından. Bir de Masal Şatosu'nda kitaptan yapılmış ev vardı, onun önünde bi fotoğraf çektiremedim, ona yanarım. Siz siz olun, kalabalık da olsa bekleyin, çektirin derim. Çok tatlı bir evdi zira, özellikle de kitap sevdalıları için. ;)


Korsan Gemisi- Sazova Park

İlk gün için bu kadarla yetinip, merkeze döndük. Biraz Porsuk Çayı kıyısında dolandıktan sonra da otele gidelim dedik. Oğluş da biraz rahatsızdı zaten. Soğuk algınlığı vardı. İyice de halsizleşmişti gezerken. Hal böyle olunca en güzeli otelde dinlenelim günün geri kalanında dedik. Sözü geçmişken, oteli de pek bi beğendik. Madame Tadia Hotel. Neredeyse merkezde, her yere yakın, temiz, odaları yeni ve güzel. Bir tek otoparkı  mahzen gibi, ne girmek, ne çıkmak istiyorsunuz, ama o da nazarlığı olsun artık. 

Odunpazarı Evleri

Ertesi gün  kahvaltıdan sonra ilk iş Odunpazarı'na gittik. Ve büyülendik. Doğum günü çocuğu arada homurdansa da, biz çok keyif aldık Odunpazarı Evleri'nin güzelliğinden, ortamın otantik havasından. Hatta gezinirken Tezveren Dede'nin evi çıkmasın mı karşımıza birden, bayıldım, bittim o evin şirinliğine. Tabi bulmuşken, normalde türbe mürbe dilek tutmaları pek alışkanlıklarım arasında olmasa da, nolur nolmaz duygusu, ben önümü kış tutayım, yaz çıkarsa bahtıma ruh haliylen Tezveren Dede'ye gönlümdeki muradı da çıtlatıverdim tabi kaşla göz arası. ;)  Odunpazarı'nda bir kafede ballı gözleme bile vardı bu arada. Meraklılarına duyuruluuu burdan. ;) En son yıllaaar önce, yeni evlendiğimizde Saklıkent'te yemiştik ballı gözlemeyi ve o gün bugün hep olsa da yesek modunda bakınmakta olduğumuzdan, direk dikkatimizi celbetti pek tabii kafenin kapısındaki ballı gözleme yazısı. :) Lakin kaderin acı oyununa bakın ki, midemiz tıka basa doluydu ve yiyemeden geçip gittik. :/

Tezveren Dede Evi

Şelale Park
Odunpazarı'nı gezdikten sonra Balmumu Müzesi'ne de gidelim dedik, ve fakaaat önündeki otobüs konvoyunu ve insan kalabalığını görünce derhal vazgeçtik. Ama benim içim orada da kaldı tabi. :/ Görmeyi çok istediğim bir müzeydi çünkü. Neyse, sağlık olsun, bir dahakine diye avuna avuna yollandık Şelale Park'a. Şelalesi güzeldi, şarıl şurul, gürültülü patırtılı coşuyodu şimdi doğruya doğru. Lakin öyle bir şelalenin etrafında daha çok insana hizmet edebilecek kapasitede, daha nezih, keyifli kafeler olması gerekirdi bana göre. Gölge bir yer bulup, şelalenin doya doya keyfine varamadık neticede. Tabi itiraf etmeliyim, bunda bizim oğlanın homurdanışlarının da etkisi yok değil. :) Neyse ki, güzel bir Eskişehir manzarası görme şerefine nail olduk en azından. Sanırım buraya gece gitmek daha isabetli olur aslında. Hem şelalenin etrafında serin serin, şırıl şırıl oturup, hem de şehrin ışıl ışıl manzarasının keyfine varılabilir böylece. Siz siz olun, gece gidin evladım bak. Dediydi dersiniz. Biz ettik, siz eylemeyin, şelale görcez diye acele edip, güneşin altında cızbız olmayın. :P

Şelale Park Eskişehir Manzarası

Veee, finali yine Porsuk Çayı kıyısında yaptık tabi. Zira bir önceki gün hem çok sıra olduğundan, hem de oğluşun rahatsızlığından gondola binememiştik. E Porsuk turu yapmadan da Eskişehir'den dönülüüü mü?! Dönülmez tebi. ;) Biraz sıra bekledik yine gondol için, ama  ağaçların altında, seriiin serin, geleni geçeni izleyerek olduğundan, keyifliydi de hani. Ve sonunda gondolumuza binebildik. Gerçekten beklemeye değermiş meğer, çok keyifli bir turmuş. Zaten Porsuk Çayı'nın etrafındaki manzara gondollu, gondolsuz, her şekilde çok keyifli, bunu belirtmeden de geçmemeli. İnsanlar yayılmış çayın etrafındaki çimenlere, ellerinde içecekleri 'her türden', sohbette, muhabbetteler. Sanki bir Avrupa şehrindeymişsiniz gibi. Kimse kimsenin oturuşuna, kalkışına, yediğine içtiğine karışmıyor. Kapalısı da var, açığı da, limonatalısı da var, biralısı da. İnsanların tek derdi keyifli vakit geçirmek. Eskişehir'de yaşasam en sık uğrayacağım yer tartışmasız burası olurdu. 

Porsuk Çayı Gondol Turu

Kıssadan hisse diyeceğim o kiii, Eskişehir bir başka şehir mirim. Medeni, avrupai, temiz, huzurlu, keyifli, süprizli, gezilesi, görülesi ve elbette sevilesi. Benden demesi... ;) 

***********************************
Not: Paylaşımları lütfen copy/paste ile değil, alttaki butonları kullanarak yapalım. :) 

Blogtaki yazıların tüm hakları Mimikli Böcek yazarına aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılması, kopyalanması veya yayınlanması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU'na göre yasaktır.


27 yorum:

  1. caniiiim ne guzel bi yerdir eskisehir. harika cikmissiniz musmutlu ♥♥♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kreatifim Bugım, öyleydik de zati. Teşekkür ederim. :) İyisin di mi bu arada? Mucks... :*

      Sil
  2. Ben de hâlâ görmedim, oysa ki senelerdir listemde en başta. Eminim gidince çok seveceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Handan bi an önce git derim mirim. Bi de senin gözünle, gönlünle, kaleminle görelim Eskişehir'i. Ve evet, bence de seversin. Sevgiler... :)

      Sil
  3. Eskişehir'i adam akıllı gezmek nasip olmadı bana da bir türlü. Ama güzel şehir, öyle diyorlar;)

    YanıtlaSil
  4. Nefis bir şehirmiş Eskişehir!
    Bende 3 hafta önce ilk kez gittim ve bende seninle aynı cümleyi paylaştım.. sahiden çok Avrupai ve medeni bir şehirmiş Eskişehir..
    bu şehre kesinlikle Büyükerşen'in katkısı da çok büyük! o nasıl güzel parklar bahçeler öyle.. sazavo parkında uzaya yolculuk kısa filmini izlemediyseniz kesinlikle koltuklarında yatarak gökkubbeden izlenerek gerçekleştirilen bu keyfi kaçırmamanızı tavsiye ederim..
    porsuk çayı ve gondol sefasında görüntünüz harika..
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi ki Büyükerşen'in etkisi büyük. Hatta bana göre sadece etkisi, katkısı demek bile az olur.
      O zaman bi dahakine mutlaka gidelim uzay evine. Teşekkürler önerin ve güzel yorumun için. Sevgiler... :)

      Sil
  5. Gerçekten de Eskişehir bir başkadır. Sizin anlatışınızla da bam başka olmuş. :) Kesinlikle herkese tavsiyem gidip Eskişehir'i gezmeleridir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet umarım benim gibi erteleyenler bir an önce gider, görür, tadına varır. Teşekkürler... :)

      Sil
  6. Annemin memleketi. Kaçışımız yok gidiyoruz sık sık. Büyükerşen ile birlikte çok değişti, güzelleşti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle mi? Ne şanslısın. Sık sık gidersin bahaneyle. Kesinlikle Büyükerşen'in vizyonu tartışılmaz. Sevgiler. :)

      Sil
  7. Çok güzel yerler.... Sayenizde görmüş oldum..:) Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım bir gün gider görürsünüz. Benden de sevgiler... :)

      Sil
  8. böyle güzel birt suya porsuk demişler aptal bunlar yaa.. porsuk çirkin bir hayvandır. üstelik yılan yer. burası da yılan gibi kıvrıldığından aman bunu porsuk yemesin demişler porsuk çayı olsun demişler. Coğrafyam iyidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Syrakusa kardeş, sabah sabah yine yüzümü güldürdün Porsuk yorumunla. Bundan yola çıkarak, aslında diyorum, her gün bir yazıma yorum atsan? Ya da aynı yazıma atsan mesela? Ben de her gün okusam da gülsem? Çok şey mi istemiş olurum? (Alık alık bakış mimiği)
      Hatta bu isteğim bi yana, belki de sen acilen bi kitap çıkarsan? Zahmet olmazsa... ;)

      Sil
    2. :)) kitap olayı kolay değil. ama yorum için düşünürüz bişeyler :))

      Sil
  9. Odunpazarı Atlıhan da mantı,Kırım caddesinde Çibörek,Hamam yolundan da Tanınmış Helvacının Lokum ve Met helvasını unutmuşsun...Ha bu ara Yediler başında Tadım Dondurma dan dondurma keyfi yapmayı unutmayın bir daha ki gelişinizde.Kışın gelirsen Çarşının ortasında Kent Hamamı erkek-kadın yan yana yerli turistler bayılıyor doğal su mineralli haberin olsun :)

    Bir de doğru önermişsin biz Şelale parkına akşamları ya da geceleri gezdiriri konuklarımızı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah be canım Ceren Deren, ne unutması, bilmiyodum ki... :/ Neyse o zaman, bu yazının altına yazman iyi oldu, gidecek olanlara güzel öneriler oldu. Hal böyle olunca bizim de bi daha gitmemiz farz oldu. Ah ne üzüüüldüüüm! :P
      Süpersin! Teşekkür ederim. ;)

      Sil
  10. Benim oğlum 2 yaşına daha yeni girecek.Kısa mesafe de bile trafiğe biraz takılınca ağlama krizleri söz konusuyken, şehir dışı bir tatil zor gözüküyor...Ne güzel her günü dolu dolu bir gezi olmuş. Darısı başıma :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürleeer, süpersiniz! ;) Demiştim ki, şimdi öyle olduğuna bakmayın, birkaç yıl sonra öyle keyifli seyahatler yapacaksınız ki, bu çocuk benim mi, ne ara büyüdü de böyle yoldaş, arkadaş oldu diye şaşıracaksınız. Sadece biraz sabır şimdilik. ;) Kolaylıklar dilerim. Sevgiler... :)

      Sil
  11. yine komik anlatmışsın. çok mu eskiydi bu şehir yaaaa :)

    son yazımı görmedin miiiii yaaaa amaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ;) Pek bi eskiydi yaw?! :P
      Hemmen bakıyorum yazına panpa. ;)

      Sil
  12. Eskişehir'e üç sene önce gitme fırsatı bulmuştum ve çok huzur dolu sessiz sakin bir şehir ve fotoğraf çekmek için de çok güzel yerleri var :) bloğunuzu takipteyim ilginizi çekerse bloğuma da beklerim http://petunyanincizimaceralari.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz. :) Huzurlu ve sakin, tam da Eskişehir'i ifade eden kelimeler. Geliyorum bloğunuza, sevgiler. :)

      Sil
  13. Çok güzel görünüyor ve çok güzel fotoğraflamışsın. Henüz Eskişehir'i göremedim ama çok istiyorum bakalım kısmet :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gidiniz, görünüz efenim. Şiddetle önerilir. ;)

      Sil

Eee, yorum yok mu? Hiç mi yok?! :(