20 Şubat 2015 Cuma

Fanatiğim, öyleyse varım...




Şu futbol merakı iyi hoş güzel de, taraftarlık meselesi çok hassas dengelenmesi gereken bir olgu bence. Ve bu dengeyi tutturup, efendice takımını destekleyip, rakip takımlara bok atmadan, rakip takımı tutan arkadaşlarını bozmadan taraftarlık edebilenlerin sayısı da gördüğüm kadarıyla epeyce bi az. Eminim şimdi içinden 'Futbolla neyin işi olmayan şuncacık hatunun nerden aklına geldi şimdi bu mesele ki?!' diyosundur. Valla ben de şaşırıyorum içten içe, böyle bir konuda parmaklarımın oynadığına, doğruya doğru şimdi. :) Benim gibi televizyonda kanal zaplarken denk geldiğinde, futbol spikerlerinin sesine, taraftarların uğultularına bilem tahammülü olmayan biri gün olup, devran dönüp, bağzı hödüklükleri görüp, bu konuda da yazabiliyomuş demek. İşte bunlar hep kaderin
cilvesi, naasip kısmet işi bilader. :P Demek ki neymiş, noldum demeyecah, nolucam diyecahmışız. :)
                                                  
Yok yok, bunlar hep etrafımda, orda burda, sosyal medyada neyin gördüğüm taraftarların içine kaçmış ayu zihniyetin marifeti işin gerçeği. Şöyle kiii, kocca koca, kelli felli, iş güç, çoluk çombalak sahibi adamlar, bir takım uğruna nasıl da kolayca etraflarına kin, nefret söylemleri yayabiliyolar onu anlayamıyor, beyin tutulması yaşıyorum gördükçe. E benim bunu anlamam namümkün tabi, şiddetin, öfkenin her türlüsünden köşe bucak kaçan, kendi halinde bi hatun kişisi olarak. Lakin sen istediğin kadar kaç, ortalıkta cirit atıyo böylesi fanatikliği ve tuttuğu takımı tek varoluş nedeni belirlemiş aklı kayıp adamlar. Resmen sosyal medyada yazdıklarını okurken bile, sıraladıkları sözcüklerinde bile, ağzı köpüre köpüre bağırınan, etrafına nefretini tüpürcükleriyle kusan barbarı görebiliyo, hissedebiliyosun o an. Hayır bi de işin en garip yanı, listesinde de bir yığın başka takım taraftarı arkadaşları olmasına, onların kalbini kıracağını bilmesine rağmen çat çat kusuyo içindeki hırsı, öfkeyi, tek taraflı, yarı kör bakış açısını. Bu ne ilkel bi kafa yapısı, ne mağara ayusu davranış modelidir?! Bu yaptığının en ufak bi tehlike gördüğünde höpürüp, köpüren mağara adamı tepkisinden ne farkı var? Hiç mi evrilemedin sen yüzyıllardır a kızanım fanatiğim, kalmışsın öyle taş devri kafanla? Gerçi hoş, 'Bir mağara adamı nedir, kaça ayrılır, nasıl tepkiler verir, kaç mağara adamı gördün şu yaşına kaa bakiiim?!' desen, cevabım bittabii menfi olur. Cümle içinde kullanabilecek kadar bilirim ancak kendilerini. Hem belki de çok şirin bi şeydir bu mağara adamı denilen, kim bilir?! E hal böyleyken belki de zavallı mağara adamının yok yere bi çuval günahını almış da olabilirim an itibariyle tabi. Töööbe desem günahlar geri ona gider ama di mi? :/

O değil de, nasıl farkında olmaz insan, nasıl sergilediği ilkelliği göremez, bunu anlamam zor gerçekten. Diğer bir incelemeye, çocukluğuna inmeye değer konu da, insan kendine nasıl yakıştırır abi böylesine tepkisel ve tek yanlı bi tavrı, duruşu?! Hiç mi düşünemez ki böyleleri, bu alt tarafı bi müsabakadır, yenersin de yenilirsin de. Önemli olan hoşca vakit geçirmek, medenice rekabet etmektir. Ne olursa olsun birinin, hele ki bir arkadaşının, sırf başka takımı tutuyor diye, o takımla bu takım kapışıyor diye, öfkeli söylemlerle kalbini kırmak çok yersizdir. Demek ki düşünemiyo fanatiklikleri gözlerini, ruhlarını köreltmiş kellifellikocaadam kardeşler. Demek ki o kocaman görünen, herşeye basıyo görünen kafaları gerçekten ota boka bassa bile, içlerindeki öfke ve nefret, ortaya çıkmanın bi yolunu buluyo en ilkel haliyle.

Her şey bi yana da, bugünün imkanlarıyla facebook'ta, Twitter'da klavye marifetiyle fanatiklikle holiganlık arası zeybek oynayan koca adamın yaptığı, bi tür davranış bozukluğundan farklı bi durum değildir zannımca. Şimdi fanatik ve holigan sözcüklerini aynı yerde kullanmam bile birilerinin damarına dokunacaktır kuvvetle muhtemel. Gerçi hoş, bence sırf fanatizmin bile, aklı, muhakemeyi devre dışı bırakan bir durum olması ve accıcık ayarının kaçması durumunda nuuurrtopu gibi bir holigan doğurma potansiyeli münasebetiylen, çok da bozulunacak bi durum yoktur benzetmede zannımca. Al birini, vur ötekinedir bana göre, ikisi de ucundan köşesinden yaralar ilişkileri sonuç itibarıyle. Biri az acılı, diğeri çok acılı gibidir teşbih yerindeyse. Neticede azizim, yazılan çizilen sözler birilerini yaralıyor, kalp kırıyorsa, bu da şiddetin farklı bi türüdür değil mi canım. Herkesin farkında olduğu üzere şiddet sadece fiziksel anlamda zarar vererek olmaz, psikolojik şiddet de bi o kadar yıkıcıdır ne üzücü ki.

Konuyla ilgili uzman değilim. Ne ilgili, ne de bilgiliyim işin gerçeği. Psikolojik, sosyolojik, terminolojik açılımını yapmaya kalkacak da değilim helbet. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki, sözüm kesinlikle efendi gibi taraftarlık eden, takımını destekleyen, yense de, yenilse de duruşunu, ifadesini, tavrını bozmayan adam gibi adamlara değil. Netekim etrafımda üçbej tane var bu türden. Bu vesileylen düzgün duruşlarından mütevellit, alınlarından da öperim hatta caanı gönülden. Elimi klavyeye götürmemin, bu konuda iki lakırdı etmek istememin tek nedeni, taraftar olduğunu zanneden, lakin gerçekte belki de farkında olmadan fanatizmle holiganizme doğru başarılı bir yatay geçiş yapmış, klavyesini silah etmiş, her yendiğinde dünyanın eeenn muhteşem ve kusursuz takımını tutan, een böyyyük adamı havasında, ve fakaaat her yenildiğinde de hakemin taraf tutuşundan, havanın bozuk oluşuna, gezegenlerin konumunun takımın başarısını engellediğinden, sahanın ıslak oluşuna, ebesinin götünün kuzeyden yana pırtlamasının rüzgarın yönünü değiştirip, topu şaşırttığına kadar geri zekalı açıklamalarla mağdur edebiyatına bağlayan zat-ı şahaneleridir.

Konuyla ilgili benim naçisaane kanaatim, herkes içindeki neyse, yaptığı işte, söylediği sözde, tepkilerinde onu gerçekleştiriyor, dışa vuruyor mirim. Bir insanın içinde sevgi, saygı, anlayış ve uyum gibi yapıcı özellikler varsa, centilmen, tertemiz bir taraftar çıkıyor ortaya; lakin içinde sevgisizlik, uyumsuzluk ve öfke varsa insanın, kırıp döken, aklı, ruhu, gözü hırsından körelmiş, bir maç yüzünden insanları pervasızca kıran, kaybeden bir fanatik peydah oluyor işte kendiliğinden. Evlerden uzak olsun, Allah ıslah etsin, akıl fikir ve sağduyu ihsan eylesin, ne diyelim...

Hal böyleyken, şu sosyal medyada dönüp dolaşıp önüme gelen, yazarını bilmediğim, ama pek bi hak verdiğim, hayatımda da olumlu olumsuz örneklerini sık sık deneyimlediğim söz düşüverdi birden aklıma:

"Her insan, kendine yakışanı yapar. Çünkü kalite asla tesadüf değildir."

***********************************
Not: Paylaşımları lütfen copy/paste ile değil, alttaki butonları kullanarak yapalım. :) 

Blogtaki yazıların tüm hakları Mimikli Böcek yazarına aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılması, kopyalanması veya yayınlanması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU'na göre yasaktır!

28 yorum:

  1. E biz millet olarak bunun da suyunu çıkarmasaydık hatırımız kalırdı :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orası öyle, ben neyi anlamaya çalışıyosam daha... :)

      Sil
  2. Merhaba, bloğunu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım ;)
    Bana da beklerim :) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Tahammülsüzlük kelimesi=Futbol ve ona dair her bi şey :))
    Benim için böyle bir şey söz konusu olunca, seni anlamakta da hiç zorluk çekmiyorum. Hatta belki bi kaç tık daha Kötüyümdür bile senden:))Bütün bi çocukluğum babam ve kardeşimin top sevdası ile geçince hal böyle oluyor malum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oyyy, kıyamam. Seninki hepten betermiş yahu. Ben çocukluğumda şanslıydım, etrafımda hiç fanatik yoktu. Ama şimdi arkadaşlardan var birkaç. Allahtan çoğu aklı başında, efendi tipler. Ama aralarında 1-2 tane bile olsa yetiyo işte öyygghh getirmeye. Allah sana da sabır versin mirim. :) Sevgiler...

      Sil
  4. Gerçekten bu futbol meselesini hiç anlamıyorum. Bu arada banada beklerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence akıl fikirle pek ilgisi yok da ondan anlamıyoruz. Gelirim elbet. ;)

      Sil
  5. Ahaha cemkirmelerini ozledim beeee :) ♥ herseyi demisin dicek soz kalmadi ;) hic tahammul edemiyorum seviyesiz bir spor haline geldi holiganlar ve yönetimler sayesinde.
    sade ve derin yazini okumustum canim yorum da yapmustim tesekkur ederim ;)
    ♥♥♥♥♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Cansın can. Ben de yazmayı özledim valla Kreatif. Artık dün tutamadım kendimi, cepte yazdım bu yazıyı eciş bücüş, bi göreydin hallerimi hırslı hırslı içimi dökerken kuş kadar telefonla. :) 
      Ben de senin yazını pek bi beğendim datlum. Yüreğine sağlık. Kalpler, sevgiler benden. :)

      Sil
  6. ben çok şanslıyım,ne babam ne kardeşim futbolu sevmedi,izlemedi.. şükürler olsun şimdi de eşim onlar gibi sevmez izlemez.. ama dur bir saniye acaba bu üçlü gerçek mi?? benim ülkemdenmi bu erkekler:) aklım karıştı şimdi:))) nerdeyim kimlerleyim?????
    sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de öyleyim şükür. Babam hiç izlemezdi. Emekli olduktan sonra merak sardı. Eşim de öyle meraklısı değil ki en büyük şansım da budur zaten. Nekkaa şükretsem azdır buna. Bu yazıyı yazma sebebim de çok yakınlarım değil zaten, uzaktan gözlemleyip gözlemleyip anlayamadıklarım. Allahtan öyle. ;) Sevgiler... :)

      Sil
  7. Futbol izlemeyi hep sevmişimdir. Lig maçları sıkıcı oluyor ama Avrupa Kupası ve Dünya Kupası kaçırmam:-) Fanatik sayılır mıyım bilmiyorum ama hiç sarı ile kırmızıyı yanyana getirmedim:-) Ha ha ha, çamaşır asarken bile. Yurt dışındaki maçları izlerken ( Holiganların oldukları hariç) nasıl özeniyorum bilsen. Taraftarların yanyana oturup sevinenin de üzüleninde kendi içinde yaşadığı o nezih ortamlara baktıkça deplasmanda şampiyonluk yaşayanların staddan çıkamadıği ya da taraftarların tribünleri parçaladığı görüntüler içimi parçalıyor. Neden böyleyiz ki sahi biz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oyyy, senin gibi fanatikleri öpeeer, seveer, başımın üstünde tutarım ben. Sarıyla kırmızıyı çamaşır asarken yan yana getirmeyen fanatikten kime zarar gelir. Çok şeker... Keşke herkes senin gibi yaşasa futbol sevgisini. <3 <3
      Benim derdim birbirini kıran, inciten fanatiklerle. Amcam fiziksel olarak orada değilse bile klavyesiyle dövüyo karşı takım taraftarlarını, hemi de her zaman haklı pozisyonda. Yense dee, yenilse de, hep o haklı mibarek. Eyyy akıl, gel böylelerine takııılll!
      Çok teşekkürler taraftar bakış açısıyla yaptığın datlı yorumun için ve kocaman sevgiler Handan'ım. :)

      Sil
  8. kampanyama katılmak ıstermısınız

    YanıtlaSil
  9. Ahhhh bu futbol sevdasi ugruna cizmeyi asan ne cok insan var. Herseyi tadinda birakmak ne güzeldir oysa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çizmeyi aşmak, öfke ve nefret sınırlarını aşmak, aynen o işte yapılan...

      Sil
  10. Hiç anlayamayacağım bir şey!! Çok güzel analiz etmişsin eline sağlık. Bu işin erkeklerdeki genlerle ilgisi olduğunu da düşünüyorum. Hatta dobra dobra diyorum ki "erkek milleti alayınız manyaksınız o'lm" yalan mı beybisi:)) karşı takımı aşağıladıkça hoşlarına gidiyor sadist misiniz nesiniz manyaklık resmen. Bana kalsa bilimkurgu filmlerindeki gibi dünyayı erkeklerden temizleyecek bir biyolojik silah yapacağım herkes rahat etsin:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beybisini çok kızdırmışlaaar, kıyamam sana. Yalnız bu fanatiklik, holiganlık meselesinin testosteron hormonunun fazlalığından kaynaklandığını okumuştum bi yerde. Yani gen midir, hormon mudur, var bi tuhaflık o kesin. Bu durumda fazla testosteronuna tüküriiim bunların. Edebileceğim en büyük küfür budur. :) Tüm erkeklere de kıymıyım şimdi bu fanatik sıpıtıklar yüzünden ama. Efendiliğini hiç bozmayan, dosdoğru taraftarlar da tanıyorum çünkü. Kurunun yanında yaşı da yakmıyım. Öptüm seni, Müjde'm amazonum. ;)

      Sil
  11. Trabzon'da doğup büyümüş biri olarak fanatizmin kralını bilirim ve yazdıklarını okurken gülsem de kesinlikle onaylarım demek kaldı bana. Ne silah atılırdı gol olduğunda var ya...ey gidi günler :-))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapma yaw?! O zaman bi gün senin kaleminden alalım bu konuyu. Kim bilir neler çıkar bu yaşanmışlıktan. :) Sevgiler...

      Sil
  12. Olur tabii :-)
    Sevimli yanları da oluyor bizim oraların fanatizminin
    Meslea her yerde belediyenin Beyazmasa'sı var
    Trabzon'da bordo mavi masadır o :-))))))))))))

    Sevgiler benden sana

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ona ne şüphe. En sıradan konu bile meseleye Karadeniz insanı dahil olunca gülümsetebilir. Bordo mavi masa. :D İyiymiş. :)

      Sil
  13. ah şu sevebilme işini bir becerebilsek..
    her şeyin bokunu çıkarmakta üstümüze yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle Safransarı. Sevgimiz bile ayarsız anasını seviyim... :)

      Sil
  14. konumu çalmış hırhızz ben de bununla ilgili bişeyler yazacaktım :P

    Neyse sen önce yazmışsın madem. :) Ama bende bi kaç bişeyler yazayım madem.
    Oldum olası futbolu hiç sevmedim. Hayatında bir maçı bile başından sonuna izlediğimi hatırlamıyorum, takım tutmayan, kümeye düşmek, birinci lig gibi tabirleri bile bilmeyen tek kişiyim sanırım. Ya da nesi tükenme tehlikesi bulunan türlerdenim.

    Valla bende mi bişey var diye düşünüyorum. Açıp bakıyorum biraz. Yok valla ilgimi çekmiyor. Bir tane top bi oraya bi buraya koşuyorlar işte.

    Küçük çocukların mahalle maçları daha eğlenceli geliyor denk gelirsem onu izliyorum. Bir maçta 20 gol falan atıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir maçta 20 gol :) Öyle bi maç izleyesim geldi bak şimdi.
      Bence sen de yaz yine de konuyla ilgili. İyi bi yazı çıkar eminim. Baksana yorumun bile baya esaslı olmuş. ;)

      Sil

Eee, yorum yok mu? Hiç mi yok?! :(