15 Ağustos 2014 Cuma

Ülkemiz güzel de, sen içine şeytmesen...




Bugün metroda karşımdaki sakallı, genç, tipik yurdum insanı kafası bi adam yanındakiyle sohbet ediyor. 'Aslında yurtdışına gitmekten bahsediyo da herkes, sırf fors yani. Yurtdışında bi numara yok. Bizim ülkemiz tam yaşanacak yer, çok güzel bi ülke. Mesela bilmem
nerenin üst tarafında bi şelale var biliyo musunuz orayı? Mımıçtı şelalesi mi ne. Müthiş güzel bir yer. Mutlaka gitmelisiniz. Hatta bi de mangal keyfi yapıcaksın orda, çayı da demleyeceksin, salıncağı kuracaksın çoluk çocuk, süper olur.'

Adamı dinlerken pek sevgili içsesim durur mu hiç. Bastı gaza yardırıyo tebi içses: 'Yevrum o dediğin yere bi kere gitme gafletinde bulunduk. Bi daha da Allah esirgesin. O şelale, doğanın içine az sonra bahsedeceğim gibi okkalı bi şekilde şeyttiğimiz için, susuzluktan kalmış orlon ip kadar, ipince bi su şülülüsü. Az sonra yol kenarı, park alanı demeden büyük bi azim ve şevkle, gözü dönmüşlükle mangallarını yakacak olan öbek öbek yurdum insanı, o orlon ip suyu görmek için birbirini eziyo şülülünün girişinde. Ha şülülünün yanına zaten varma şerefine nail olmuş olanlar da oturmuş kenarlara kah çekirdek çitleyip, yere tükürüyo, kah yiyip içtiği cips mips, su kola neyin gibi şeylerin ambalajlarını sağa sola fıydırıyo. Birazdan da oradan çıkıp, arabaların, insanların geçeceği yerlerde gördükleri 3 kel çimenin üstüne mangalını kuracak paşalar gibi ve de o bölgeyi köfte dumanına doyuracak, yok yok köfte dumanıyla sıvayacak, bulayacak. Ne ağaç, yeşil kokusu kalacak, ne su serinliği. Hatta samimi söylüyorum, bir pazar orda o köfte dumanı ve yurdum insanı kereste davranış modeline akşama kadar maruz kal, hem oksijensizlikten, hem de keresteleri anlamaya çalışmaktan beynin büzüşür.'

Yani diyeceğim o ki hafız, güzellik müzellik varsa da o dediğin yerde, sen ve senin türün zaten birkaç saat sonra içine etmiş olacaksınız. Ve ben ve benim gibi azınlık da bunları izlemekten yorulacak, üzülecek. Müdahale edememekten, bişey yapamamaktan kendini yiyecek. Oraya gittiğine gideceğine, gördüğüne göreceğine pişman olacak, böyle bir zihniyetle yaşamak zorunda olduğuna isyan edecek. Ve işte tam da bundan sebep, demin girişi yaptığın, aklınca fors olarak gördüğün ve bi türlü anlayamadığın yere bağlayacak işi. İçsesi dır dır konuşmaya başlayacak yine alttan alttan: 'Kaçayım abi ben bu memleketten. İnsanların yerlere tükürmediği, trafikte birbirini depelemediği, doğanın sunduğu böylesine güzellikleri harcamadığı, 3 kel ot gördüğünde slot makinesi gibi gözlerinde mangalların, köftelerin dönmediği bi diyara göçeyim. Sulu çimenli yerlerde insanların ferah ferah yayılıp, kitap okuduğu, sohbet ettiği, oyunlar oynadığı, meyvesini sandviçini yediği, müzik dinlediği, çöplerini çöpe attığı bi ülkeye gideyim. Saygının hat safhada oturduğu bi ülkeye, mangalın olmadığı bi cennete yatay geçiş yapayım. Ya da olmadı dikey geçeyim, napayım edeyim, bi yolunu bulayım, ama ille de gideyim abi. Kendim gibi olan insanlar nerdeyse oraya gideyim. Böyle bi ülkede onlar değil, ben ve benim gibiler arıza çünkü...' 

**********************

Not: Paylaşımları lütfen copy/paste ile değil, alttaki butonları kullanarak yapalım. :) 

Blogtaki yazıların tüm hakları Mimikli Böcek yazarına aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılması, kopyalanması veya yayınlanması 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU'na göre yasaktır!

2 yorum:

  1. Olsun... Yine de memleketimiz cennet cennet.. :P kel basa simsir tarak. :) Sen beni taniyak. ;) ama bilmiyak. Simdi merak edirak.. Bu kim diyak.. :)

    YanıtlaSil
  2. Nar Çiçeği kimsin bilmiyorum ama tek şu yoruma bile iki saat güldüm. :D Belli ki sen çok şeker bir olak. Ve ben harbi çok merak edek! :/

    YanıtlaSil

Eee, yorum yok mu? Hiç mi yok?! :(